Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düşmüş… Bakmış köylüler dertli bir halde oturmuş düşünüyorlar, merak edip sormuş:

“Ne var? Nedir derdiniz?”

“Genç bir karı var… Oldukca hasta… Ölüyor…”

Tabip:

“Bir de ben bakayım.” demiş.

Alıp doktoru genç kadının evine götürmüşler. Tabip hastanın odasına girmiş. Herkesi dışarı çıkarmış. Genç bayanı muayene etmiş. Kadının hastalığı kolay bir soğukalgınlığı. Sadece ateşi fazlaca yükseldiği için baygın halde kendinde değil… Tabip derhal bir iğne yapmış. O sırada kadının bacakları açılmış. Güzel de bir karı… Tabip dayanamayıp kadının koynuna girivermiş. Fakat o sırada köylüler, pencereden doktoru seyrediyorlarmış. Bir süre sonrasında hekim kadının odasından çıkmış.

“Yarın sabaha iyileşir.” diye de köylüleri telkinde bulunmuş.

Hakikaten hanım ertesi sabah iyileşmiş. Tabip da birkaç gün sonrasında köyden ayrılmış.

Aradan bir yıl geçmiş doktorun yolu gene aynı köye düşmüş. Bakmış köylüler gene fazlaca dertli.

“Ne oldu? Ne var?”

“Bizim ağanın karısı fazlaca hasta ölüyor.”

Tabip derhal “Bir de ben bakayım.” demiş. Köylüler umutsuzca başlarını sallamışlar. “Asla zahmet etme hekim bey, tüm köyün erkeklerine ağa buyruk verdi. Çoğumuz sıra ile senin yöntemlerini uyguladık, fakat nafile iyileşmiyor.”

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN VE IZLESIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE