Nasreddin Hoca, bir gün pazara gitmek üzere hazırlanır. Oğlunu ve eşeğini de yanına alır. Oğlu henüz küçük olunca yorulmasın diye onu eşeğe bindirir. Kendisi de hayvanın yularından çekerek yola koyulurlar.

Yolda bunları gören köylüler:

-Hey gidi zamane çocukları hey! Şu hale bak! Ak sakallı babasını yaya yürütüyor da kendisi utanmadan eşeğe binmiş, keyifli keyifli gidiyor, diye söylenirler.

Çocuk da bu sözleri duyunca utanır:

-Gördün mü baba; herkes beni ayıplıyor. Eşeğe sen bin! der. Nasreddin Hoca bu sözü doğru bulur ve çocuk eşekten iner, Hoca biner.

Çocuk eşeğin yularından tutar, Hoca da eşeğin üstünde, giderler.

Derken bir grup insanla daha karşılaşırlar. Onlar:

-Gördünüz mü şu insafsız Nasreddin‘i! Kendisi eşeğe keyifli binmiş, zavallı oğlunu yaya yürütüyor. Ne vicdansız adammış! derler.

-Gel, eşeğe beraber binelim! der. Çocuğu da arkasına bindirir. Bir süre böyle giderler. Yolda bir köylü grubuna daha rastlarlar. Bu köylüler iki kişiyi taşımaktan kan ter içinde kalmış eşeği görünce dayanamazlar. İçlerinden biri Hoca’ya duyurmak istercesine yüksek sesle:

-Şu dünyada ne merhametsiz insanlar var yahu? Şu zavallı, çelimsiz eşeğe ikisi birden b inmişler. Zavallı hayvan ikisini birden nasıl taşısın? Üstelik bir de hoca olacak!… diye söylenmiş.

Hoca bu sözü de haklı bulur. Oğluyla beraber eşekten inerler. Eşek yüksüz, yola koyulurlar. Hoca artık kimsenin kendilerine bir şey demeyeceğine emindir.

Hoca ile oğlu bu şekilde pazara yaklaşınca  halk, kendilerine garip garip bakar. Derler ki:

-Şu dünyada ne ahmaklar var! Eşek bomboş zıplayarak gidiyor da sırtına binmiyorlar!…

Hoca, bu sözleri de duyunca şaşar kalır. Onları da haklı bulur. Oğluna dönerek:

-Görüyorsun ya oğlum, her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Şu dünyada herkesi memnun etmeye imkan yok. Elin ağzı torba değil ki büzesin. Ne yaparsan yap, yine halkın dilinden kurtulamazsın. En iyisi sen doğru bildiğinden şaşma, bildiğin yoldan git, diye nasihat eder.

Bu hikaye, her insanın sözüne göre hareket etmenin doğru olmayacağını göstermektedir.

En doğrusu; doğru insanlar seçilerek istişare edilmesi, ondan sonra hak bildiğin yolda özellikle cahillerin ve tek taraflı düşünenlerin söylediklerine aldanmadan ilerlemektir.

Çünkü halk, her zaman ilerisini gerisini hesap  etmeyebilir. İnceliklere de aklı y atmayabilir. Hele bir şeye kafasını takmayıversin… Hele bir diline doladı mı, düzelt düzeltebilirsen.

UYSAL KİTABEVİ – Mürşide Uysal

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN VE IZLESIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE