Ana Sayfa / Giriş Cümlesi Örnekleri / Giriş Cümlesi Örnekleri

Giriş Cümlesi Örnekleri

Giriş Cümlesi Örnekleri

Giriş Cümlesi Örnekleri

EN GÜZEL GİRİŞ CÜMLESİ ÖRNEKLERİ

Manşet: Eğer bunu okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Chuck Palahniuk – Tıkanma

Her büyük servetin arkasında bir kabahat gizlidir. Mario Puzo – Baba

Mrs. Dalloway çiçekleri kendi alacaktı. Virginia Woolf – Kadın Dalloway

Aklımı kaçırdıysam bana gore hava hoş, diye düşündü Moses Herzog. Saul Bellow – Herzog

İlk görüşte aşktı bu. Yossarian papazı görünce, ona çılgınlar şeklinde aşık oldu. Joseph Heller – Madde 22

Ben beş kırmızı otomobil ile gidip gördüm ve süper güzel bigün olacağını biliyordum. Mark Haddon – Süper İyi Günler

Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. Leo Tolstoy – Anna Karenina

Dünyaca kabul edilmiş bir gerçektir, hali vakti yerinde olan her bekar adamın ne olursa olsun bir eşe ihtiyacı vardır. Jane Austen – Aşk ve Gurur

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Franz Kafka – Dönüşüm

O yaşta bir adam için -elli iki yaşlarında, boşanmış- cinsellik sorununu oldukça iyi çözümlediğine inanıyor. John Maxwell Coetzee – Utanç

Rosenberleri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz; acayip, boğucu bir yazdı ve ben New York’ta ne aradığımı bilmiyordum. Sylvia Plath – Sırça Fanus

Üzerimde birinin bakışlarını hissettim. Oldukca rahatsız edici bir duyguydu, bilhassa de ölü olduğum düşünülünce. Laura Whitcomb – Hayalet Sevgilim

Catherine Morland’ı küçüklüğünde gören asla kimse onun bir kahraman olmak suretiyle doğduğunu düşünmezdi. Jane Austen – Northanger Manastırı

Step dansı ustası çocuk istismarcısı. 8 Mart 1993 Pazar gününün New York Times’ı Vivi’den bu şekilde bahsediyordu. Rebecca Wells – Dostluğun Mukaddes Bağları

İki yalnız, sıska, oldukça yaşlı beyaz insanın, hızla ölmekte olan bir gezegende karşılaşmalarının hikayesidir bu. Kurt Vonnegut – Şampiyonların Kahvaltısı

Son yağmurlar, Oklahoma’nın kırmızı ve gri topraklarının bir kısmına sessiz sedasız, topraktaki yarıkları daha çok derinleştirmeden geldi. John Steinbeck – Gazap Üzümleri

Scarlett O’Hara fazlaca güzel bir kız değildi fakat Tarleton ikizleri şeklinde erkekler onun çekiciliğine bir kez kapılınca bunun farkına varmazlardı bile. Margaret Mitchell – Rüzgar Benzer biçimde Geçti

Uzun vakit, geceleri erkenden yattım. Kimi zaman, daha mumu söndürür söndürmez, gözlerim o denli acele kapanıverdi ki, ‘uykuya dalıyorum’ diye düşünmeye vakit bulamazdım.  Marcel Proust – Swann’ların Tarafı

Eğer bunu okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Birkaç sayfa okuduktan sonrasında, burada olmak istemeyeceksiniz. Bu yüzden unutun gitsin. Gidin buradan. Hala tek parçayken derhal kaçın. Chuck Palahniuk Tıkanma

Toy çağımda bir nasihat vermişti babam, hala küpedir kulağıma. ‘Ne vakit’ demişti, ‘birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, hepimiz senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya! F.Scott Fitzgerald – Görkemli Gatsby

Emma Woodhouse, güzel, akıllı, zengin bir kızdı. Rahat bir evi, iyimser bir yaradılışı vardı. Böylece, dünyanın en büyük nimetlerine haiz sayılırdı; ömrünün şu ilk yirmi senesinde pek azca sorun, üzüntü çekmişti. Jane Austen Emma

Eee, ne olacak şimdi ha? “Ben vardım, şu demek oluyor ki Alex, yanımda da üç kankam, şu demek oluyor ki Pete, Georgie ve Dim, ki Dim cidden epey budalaydı ve Korova Sütbarı’nda oturmuş akşam ne yapacağımıza karar veriyorduk, arsız karanlık, buz şeklinde kış piçlik yapıyordu, fakat yağmur yoktu. Anthony Burgess Otomatik Portakal

Alice, ırmağın kıyısında, ablasının yanı başlangıcında hiçbir şey yapmadan öylece oturmaktan sıkılmaya başlamıştı; ablasının okumuş olduğu kitaba bir iki kez şu şekilde bir göz attı; ne ki kitapta ne bir fotoğraf vardı, ne de konuşma, ‘İçinde fotoğraf ve konuşma olmayan bir kitap, ne işe yarar ki,’ diye geçirdi aklından, Alice. Lewis Carrol – Alice Harikalar Diyarında

Sherlock Holmes ondan hep ‘hanım’ diye bahseder. Onu başka isimle andığını nadiren duymuşumdur. Holmes’un gözünde o, kendi hemcinslerinin tanımından daha üstündür. lrene Adler için aşka benzer duygular beslemiyordu. Onun soğuk, kati fakat saygıdeğer şekilde dengeli zihni için tüm duygular ve bilhassa de o duygu, iğrenç şeylerdi. Arthur Conan Doyle – Bohemya’da Skandal

lshmael deyin bana. Birkaç yıl ilkin -kaç yıl ilkin olduğu mühim değil paramın azaldığı ya da asla kalmadığı bir sırada-, karada da beni ek olarak bağlayan bir şey olmadığı için, bir engine açılayım, bu dünyanın denizlerini şu şekilde bir göreyim dedim. Ben böyleyimdir; bu şekilde bulurum sıkıntıdan kurtulmanın, uyuşan kanıma hız vermenin yolunu. Herman Melville – Moby Dick

Ufuktaki gemilerde, her insanın arzuları vardır. Bazıları için umutlar dalgalarla yanaşır. Ötekiler için ise, rüyalar sonsuza kadar ufukta yol alır, gözden asla kaybolmadan seyredilir ve onları gözleyenler asla sıkılıp gözlerini başka tarafa çevirinceye, vakit onları alaylı bir halde silinceye kadar, asla kıyıya yanaşmazlar. İnsan yaşamı budur işte. Zora Neale Hurston – Tanrıya Bakıyorlardı

Kuraklık başlayalı on milyon yıl kadar olmuş, korkulu sürüngenlerin periyodu hemen hemen sona ermişti. Burada, bigün Afrika olarak anılacak olan Ekvator’da, varolma savaşı vahşetin yeni bir doruğuna ulaşmış, sadece ortaya bir galip çıkmamıştı hemen hemen. Bu çocuk, kurak topraklarda yalnız minik, çevik ve yırtıcı olanlar gelişebiliyor ya da hayatta kalabilme umutları olabiliyordu. Arthur C. Clarke – Bir Uzay Efsanesi

Anlatacaklarımı hakkaten dinleyecekseniz, herhalde ilkin nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun iyi mi geçtiğini, ben doğmadan ilkin annemle babamın iyi mi tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, fakat ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden ilkin, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum. Sonrasında, onlarla ilgili en küçük bir söz etsem, bizimkilere inmeler iner. J.D. Salinger – Çavdar Tarlasında Çocuklar

Kaçınılmaz bir şeydi: Acıbadem kokusu ona mutsuz aşkların yazgısını anımsatırdı hep. Tabip Juvenal Urbino, senelerdir kendisi için önemini yitirmiş bir vakayla ilgilenmek suretiyle koşup geldiği, hâlâ alaca ışığa gömülü odaya girmiş olduğu an ayrımına vardı bunun. Antilli göçmen, harp malulü, çocuk fotoğrafçısı, satrançta en yufka yürekli rakibi, bir altın siyanürüyle belleğin işkencelerinden kurtarmıştı kendini. Gabriel Garcia Marquez – Kolera Günlerinde Aşk

Bonn’a vardığımda hava kararmıştı. Bir yere varışımdan sonrasında yaptığım hareketler beş senedir hep aynıydı, otomatikleşmiştim artık. Peron merdivenlerini inip çıkmak, bavulu yere koymak, palto cebinden bilet çıkarmak, bavulu yerden almak, bileti vermek, akşam gazeteleri için bayiye uğramak, istasyondan dışarı çıkıp bir taksiye el etmek. Neredeyse beş senedir her sabah bir yere doğru yola çıktım yada bir yere vardım.  Heinrich Böll – Palyaço

Doğru! – gergindim – fazlaca fazlaca fazla gergindim ve hâla öyleyim; fakat delirmiş olduğumu söyleyebilir misiniz? Bu hastalık hislerimi keskinleştirdi – yok etmedi – körleştirmedi onları. Hepsinden ilkin keskin bir duyma hissi başladı. Gökteki ve yerdeki her şeyi duyuyorum. Cenennemdeki birçok şeyi duyuyorum. Iyi mi – olur da – deli olurum? Kulak verin! Ve izleyin iyi mi da sıhhatli – iyi mi da soğukkanlılıkla anlatacağımı tüm hikâyeyi. Edgar Allan Poe – Geveze Yürek

Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, minik ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, minik bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları o şekilde ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ fazlaca etkisi altına alan bir buluş bulunduğunu düşünürler. Douglas Adams – Otostopçunun Galaksi Rehberi

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de şüphe, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem ümit baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, çoğumuz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam diğeri yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, yenisozler.com kimi yaygaracı otoriteler bu devrin, iyi ya da fena fark etmez, yalnız ‘daha’ sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi. Charles Dickens – İki Şehrin Hikayesi

Yakmak bir zevkti. Bazı şeylerin yitmesini, kararmasını ve değişmesini görmek hususi bir zevk veriyordu. Avuçlarında, dev piton yılanını çağrıştıran bakır çinko alaşımı hortumla dünyaya zehirli gazyağı püskürtürken, kanının beyninde zonkladığını hissediyordu… Elleri, tarihin paçavralarını ve kömürleşmiş kalıntılarını yok etmek için ateş ve alevin tüm senfonilerini muhteşem bir halde yöneten bir orkestra şefinin elleriydi. Duygusuz kafasında 451 numaralı simgesel başlığı, gözlerinde bundan sonrasında neler olacak düşüncesiyle turuncu alevler vardı. Ray Bradbury – Fahrenheit 451


gelişme cümlesi örnekleri giriş kısmı ne demek paragrafın giriş kısmı paragrafın giriş cümlesi kontrol paragrafta giriş gelişme netice örnekleri

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN VE IZLESIN

Bu habere de bakabilirisiniz

Evlat İle İlgili Güzel Sözler

Evlat İle İlgili Güzel Sözler EVLAT İLE İLGİLİ ANLAMLl SÖZLER Anneyle evladı içinde kopan tek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE
çocuk porno