Ana Sayfa / filozof / Konfüçyüs kimdir

Konfüçyüs kimdir

Konfüçyüs kimdir, Büyük Çin bilgesi, felsefeci, siyasal yönetici ve Çin tarihinde resmi dietilerin kuramcısıdır.Konfüçyüs, MÖ 27 Ağustos 551 tarihinde Lu eyaleti, Çin‘de Qufu şehrinde Kong ailesinden Shu-Liang He’nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Minik yaşta babasını yitirmiş, yoksulluk içinde büyümüştür. Yoksul fakat elit bir aristokrat aileden gelmekteydi. Babasını hemen hemen üç yaşlarında iken yitirdi. Yazı yazmayı annesinden öğrendi.
On üç yaşına ulaştığında dedesinin yanına gönderildi; altı yıl süreyle dedesinden hususi eğitim alarak altı marifet (sanat-hüner) diye adlandırılan, töre (tarihî anane ve görenekler)ma, otomobil sürme, yazı yazma ve hesap yapmayı öğrendi. Altı senenin sonunda büyükbabası, MÖ 529 senesinde ise anası vefat etti. Konfüçyüs, yaşamış olduğu beyliğin kuralları gereği üç yıl annesinin yasını tuttu
MÖ 532–502 yılları aralığında belli aralıklarla Lu derebeyliğinde Ambar bekçiliği ve kamu arazisi yöneticiliği benzer biçimde görevlerde bulunmuş oldu. Başlangıçta ufak memuriyetlerde bulunmuş oldu. 19 yaşlarında iken Song beyliği seyahati esnasında tanıştığı Jī Guān Shì ile evliliğe ilk adımını attı, bir yıl sonrasında bir oğlu dünyaya geldi. Ondan sonra iki kız evladı olmuş, birisi oldukça küçükken yaşamını yitirmiştir

Konfüçyüs, MÖ 522 senesinde bir okul açtı. Toplumsal düzenin tekrardan sağlanması için siyasal ve toplumsal anlamda düzeltim gerçekleştirilmesi icap ettiğini savunmaktaydı. Çocukluk çağlarından itibaren önceki dönem hanedanlık zamanı, yönetim şekli, toplumsal ve kültürel yaşam benzer biçimde mevzularda araştırma yapmış ve ideallerinde yer edinen periyodu Batı Zhou Hanedanlığı olarak belirlemişti.

MÖ 518’de günümüzde Henan eyaletinin Luo Yang kenti olan şehre gitti; tarih ve müzik üstüne çalıştı. Taoizmin kurucusu kabul edilen Laozi ile buluştu. Bu görüşme onun fikir hayatına yön vermesi bakımından önemlidir. Laozi ile buluşmasından sonrasında Lu Beyliği’ne geri dönerek araştırma hayata geçirmeye ve talebe yetiştirmeye devam etti. İki yıl sonrasında öğrencileri ile beraber iç savaştan kaçarak komşu devlet Qi’ye sığındı. Qi halkı üstünde etkili ve kuvvetli izler bıraktı sadece soylularla çatışma yaşamış olduğu için iki yıl sonrasında doğduğu topraklar olan Lu Beyliği’ne döndü. On beş yıl süresince öğrencileri ile zaman geçirmeye devam etti.

MÖ 500 senesinde 51 yaşlarında iken Lu Beyliği’nin kuzeybatısında ufak bir yerleşim yeri olan Zhōng Dū bölgesi temsilcisi olarak göreve getirildi. Bu görevindeki başarıları sebebiyle MÖ 500 senesinde Lu Beyi tarafınca “vezir vekili” görevine terfi ettirildi. Fikirlerini hayata geçirmek suretiyle Lu Beyliği yönetimsel sistemi ve cemiyet yapısında mühim değişimler yapmış oldu. Cinsiyet ve derslik farkı gözetmeksizin her insanın e sınırladı. Lu beyinin zevke ve sefaya dalması üstüne MÖ 497’de görevinden ayrıldı. On dört yıl süresince ülkeyi dolaşıp düşüncelerini söyledi.

Çin geleneklerini derleyip toparlayarak yeni kuşaklara aktarmak isteyen Konfüçyüs, kendisine özgü yöntemleriyle öğretimi halka yaymış ve öğretmenliği bir uğraş haline getirmiş bir düşünürdür. Sadece adı filozoflar, devlet adamları, büyük öğretmenler ve ahlakçılar içinde değil, peygamberler içinde zikredilmektedir. Dinler Zamanı araştırmacıları da onun öğretisini bir din olarak kabul etmektedir.

Konfüçyüs bir din kurucusu, ya da bir reformcu olarak ortaya çıkmamış, bozulmuş ve yıkılmak suretiyle bulmuş olduğu Kadim Çin dinini canlandırmaya çalışmıştır. Misyonunu, “Ben eskiye inanan biriyim; bir kurucu değil bir aktarıcıyım.” sözleri ile tanım etmiştir. Tüm eski Çin metinlerini gözden geçirmiş, daha önceki Çin felsefeci ve düşünürlerinin yazılarını derleyerek yorumlamıştır. Ona büyük bağlılık gösteren ve ondan edebiyat, tarih, felsefe-ahlak öğrenen öğrencileri, ölümünden sonrasında onun sözlerini ve görüşlerini toplamışlardır. Öğretisi, değişik zamanlarda değişik özellikte felsefi ve dinî bir kimlik kazanıp ahlaki-siyasi bir öğreti olarak öne çıkmıştır.

Hiçbir yerde düşüncelerini gerçekleştirmek için uygun konuma gelmeyi başaramadı sadece oldukça sayıda yeni talebe kazanmıştır. Gezdirilmiş olduğu toprakların tarihsel sürecini, yaşam koşullarını ve anane yapısını öğrenerek fikir dünyasını zenginleştirdi.

MÖ 484’te eşini kaybeden Konfüçyüs, Lu’ya döndü.

Konfüçyüs, MÖ 479 senesinde 72 yaşlarında Lu eyaleti, Çin‘de Qufu şehrinde hastalanıp ölmüştür. Öğrencileri üç yıl yasını tuttu. Mezarı hâlen ziyarete açıktır.

Konfüçyüs’ün tesiri, öğrencileri ve takip edenleri yardımıyla ölümünden kısa süre sonrasında görülmeye başlandı. Kısa ömürlü Ch’in hanedanlığı (MÖ 221-MÖ 205) periyodu hariç hükümdarlar Konfüçyüs’ün kuramının, feodal toplumun istikrarı için oldukça yararetin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanıdılar.

Konfüçyüs yeni bir din ortaya koymayı düşünmediği hâlde Lu eyaletinin prensi onun adına bir tapınak inşa ettirdi ve ona kurbanlar sunulmaya başlandı. Mezarı bir ziyaret yeri oldu.

MÖ 125 senesinde Konfüçyüs’a, imparatorlara verilen onur ve paye verilmiş; MS 1nci yılda “Dük” adı verilmiş; 492’de kendisine, “Saygıdeğer Ni, iyi yetişmiş Bilge” unvanıyla hitap edilmiştir. İmparator Yuan Tsung (MS 713-776), ona “İyi Yetişmiş Bilge Kral” unvanını verdi. 1308’de “Kusursuz Büyük İnsan ve En Büyük Bilge” unvanına layık görüldü. Konfüçyüs’e saygı o denli aşırılaştırıldı ki 1382’de imparator, Konfüçyüs’ün tasvirlerinin tapınaklarda bulundurulmasını yasaklamak mecburiyetinde bırakıldı. Bununla birlikte Çin geleneğine uyularak gene de onun ve dört büyük öğrencisinin ata tabletleri onur köşesinde bulunduruldu.

1906 senesinde İmparatoriçe Dowager, Gök’e sunulan kurbanların aynısının Konfüçyüs’e de sunulacağına dair buyrultu yayınladı; Konfüçyüsçülük Çin’in resmî ve millî dini hâline getirildi. 1912’ye kadar imparator onun şerefine, ilkbahar ve sonbaharda olmak suretiyle, yılda iki kere kurban sunmaya devam etti. Çin’de 1313’ten 1905’e kadar sürdürülen devlet görevliliği sınavları Konfüçyüs’ün “Dört Kitap” diye malum yapıtlarını okumayı gerektirmiştir.

1934’te Konfüçyüs’ün doğum günü olan 27 Ağustos millî dinlence günü olarak diye deklare edildi. Mao Zedong tarafınca 1949 senesinde kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında oldukça eleştirilse de Konfüçyüsçülüğün tesiri devam etti.

Kitapları :
Bahar ve Sonbahar
“Lun Yu” (Konuşmalar) (Konfüçyüs’ün düşüncesi ve konuşmaları öğrencileri tarafınca derlenip kitap haline getirilmiştir.) Çin’de bu kitap mukaddes kitap olarak kabul edilmiştir.

Konfüçyanizm pozitif bir akımdır. Konfüçyüs ün sözleri dini bir kıymet taşımaz ve her türlü doğa ötesi vakasını reddetmektedir.

Konfüçyüs’e Nazaran Erdemli İnsanlar Iyi mi Düşünür?
*Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler,
*Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler,
*Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler,
*Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler,
*Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler,
*İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
*Kuşkuya düştüklerinde soruları iyi mi soracaklarını düşünürler,
*Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
*Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler.

Konfüçyüs’ün sözlerinden Seçmeler :
“Bir yerde ufak insanların büyük gölgeleri var ise, o yerde güneş batıyor anlama gelir.”
“Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.”
” Düşünmeden öğrenmek faydasızdır. Öğrenmeden düşünmekse tehlikeli…”
“Karanlığa söveceğine kalk bir mum yak.”
“Tanrı’ım, senden başka hiçbir şeyi olmayan ben senden başka her şeyi olanlara acırım.”
“Bildiğini bilenin arkasından gidiniz. Bildiğini bilmeyeni uyandırınız. Bilmediğini bilene öğretiniz. Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.”
“Kamil insan; kişisel olarak ciddi, büyüklere hizmet ederken saygıyı elden bırakmayan, halka karşı oldukça nazik olan ve onları yönetirken de adaletli davranan kişidir.”
“Erdemli şahıs, ne kadar zor olursa olsun, hizmeti öne koyar, ondan ne yarar temin edileceği ise ondan sonra düşünülecek bir meseledir.”
Aradığını bilmeyen bulduğunda anlayamaz.
Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.
Dal rüzgârı affetmiştir fakat kırılmıştır bir kere.
İnsanlar haiz olduklarını küçümser, haiz olamadıklarını önemser.
Konuşmaya layık olanlarla konuşmazsanız, insan kaybedersiniz.
Konuşmaya layık olmayanlarla konuşursanız, söz kaybedersiniz. Bilge olan şahıs, insan kaybetmez, söz de kaybetmez.
Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.
Üstün insan, konuşmadan ilkin eyleme geçer ve sonrasında eylemine gore konuşur.
Informasyon özgüveni, özgüven ise gücü yaratır.
Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir.
Informasyon insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, emin olmak korkudan kurtarmış olur.
Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş anlama gelir.
Bir milleti esir etmek isterseniz, onun müziğini çürütün.
Elmas iyi mi yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.
Yararlı insan odur ki boş durmayı sevmez, kişiliğini yararlı işlerle geliştirir.
Kuvvetli olan, sayıca kalabalık kitleler değil, eğitimli kitlelerdir.
İyi insanoğlu, olduğu benzer biçimde görünür, görünmüş olduğu benzer biçimde olur.
Fedakârlıklar, senden başkası bilmiyorsa kıymet taşır.
Kitleler cezalarla düzene sokulursa yozlaşmış olur, karizma ve nezaketle yönetilirse bilgili ve dürüst olur.
Bir şeyi bildiğin vakit, onu bildiğini göstermeye çalış.
Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.
Eğitimli insanoğlunun hedefi daima yüksek olur. Minik işlerle ufak insanoğlu uğraşır.
Kendisini eleştirebilen insanoğlu hakikatı ve güzeli bulma mevzusunda daha şanslıdırlar.
İrade o şekilde kıymetli bir özelliktir ki bir ordu komutansız kalsa da şahıs iradesinden yoksun kalamaz. İradeli insan davranışları tutarlı insandır.

Konfüçyüs kimdir

Felsefeci

Uyarı: Sitemizde yer edinen ve alacak yazı, haber, yazı, video, yorum ve tüm mevzular kategoriler tıbbi bilgiler bir tek genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler vakit içinde geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer edinen bu bilgiler hiçbir süre doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan meydana getirilen herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan görevli tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum icra eden kişiler, bu ikazları kabul etmiş sayılacaktır. Arkadasca isminde herhangi bir bireysel yada kurumsal şirket , siteler ve kişiler ile ilgili en küçük bir bağlantısı , ortaklığı ve benzeri ilişkileri yoktur.

Bu habere de bakabilirisiniz

Knidoslu Eudoxus kimdir

Knidoslu Eudoxus kimdir, Knidos’lu Eudoxus, M.Ö. 408 yılında Knidos’da doğmuştur.( Knidos Muğla’nın Datça ilçesinin en batı ucudur.) Knidos’lu Eudoxus, birçok bilgin gibi, gençliğinde çok fakirlik çekmiş biridir. Eudoxus oranematiğini zirveye ulaştırmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE
çocuk porno