Ana Sayfa / Şiirler / Zehra Betül Bulat, Dağdar

Zehra Betül Bulat, Dağdar

Kısır bakışlarını savurdu kasıklarıma
Hiçbir tufan kopmayacaktı
Nuh rüzgarlara ve rabbine güvenip yelkenleri açmayacaktı
Zaten o tufan kopsa kirpiklerinin yarasından
Ben inkar edenlerden olup boğulacaktım denizin satırlarında
Güvercinlerin sisli kanatlarından dökülecekti imkanın olumsuz yanları

Aslında ne çok telaşa gerek var bir ölüyü gömmek dışında
Tamamlanmış bir işlemeye bakar gibi
Bir ölünün yüzüne bakmak gurur verirdi gözlere
Bitmiş şeylerin o tatlı tatmini sarardı elleri
En masum şey soğuk morarmış dudaklar değil miydi
Artık yalan söylemek için vakti dolmuş diller
İğne izleriyle kanayan duvaklar
Ve yükü uçup gitmiş sol omuzlar
Bitmiş bir türkünün aklı terk etmeyen nakaratıdır
Ölmek bir bakıma
Tanımı bunca basit
Rast gelmesi onca çok olasılıkla sabitlenmiş

Lakin benim parmaklarıma yüzükler değil dikenli sarmaşıklar dolanmış
Tanrı’nın katillerinin bileklerinde olması gereken kelepçeler
Benim beynime giden damarları esir almış
Sendikaların ateşli sözcüleri günahlarımdan dem vuruyor
Bu hakaretleri işitmiyor kulaklarım
Çünkü bunlar Tanrı öldürülmeden evvel düşünülmeliydi diyor o
Ve o hiçbir zaman açmaya yeltenmiyor duvağımı

Zehra Betül Bulat

Alıntıdır.

OKUDUYSANIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN

Uyarı: Sitemizde yer edinen ve alacak yazı, haber, yazı, video, yorum ve tüm mevzular kategoriler tıbbi bilgiler bir tek genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zaman içinde geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer edinen bu bilgiler hiçbir süre hekim muayenesinin yerini alamaz, hekim muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan meydana getirilen herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan görevli tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum icra eden kişiler, bu ikazları kabul etmiş sayılacaktır. Arkadasca isminde herhangi bir bireysel yada kurumsal şirket , siteler ve kişiler ile alakalı en ufak bir bağlantısı , ortaklığı ve benzeri ilişkileri yoktur.

Bu habere de bakabilirisiniz

Celal Baran Yıldırım, Sayıca Üstün ve Körü

her gün,
göğneğime kan bağlamış çaputlar sarıp,
bir dizeye ahmet erhan’ca;
“biz bu yaşamın neresinde yanıldık” diye diye.
sendeleyen tayların ilk adımlarında gidip geldim,
sana ecelden yakın duramayacağımı anladığım yere.
evim belledim ayın bizi sırtlanlı gecelere dönüştürdüğü yongayı.
giyinip beton armalarımı, beni kıranların gözünde putlaştım.
küçülüp küçülüp ötekileşirken anladım asıl anlamımı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

çocuk porno